13 Haziran tarihli Gezi eylemleri ile ilgili aklımda birikenler

şu eylemlere ilişkin benim senen resmi söylemler ileriki yıllarda bol bol sosyal bilimlerde devlet propagandası ve otoriterlik konulu çalışmaya malzeme olacak. şu anki söylemler meşru bir hareketi bilinen bütün propaganda yöntemleriyle imha etmeye çalışıyor. bu alanda çalışmadığımdan dünyadaki örneklerle karşılaştıramayacağım. belli başlı stratejileri saptayalım:
1. eylemcileri çerçeve içine almaya çalış: istanbul, ankara, izmir... sanki diğer illerde eylem olmuyor ve sanki bu illerde eylemler tek noktada gerçekleşiyor... izmir'e en az dört noktadaki eylemlere tanık oldum, daha da vardır herhalde... gündoğdu'yu biliyorsunuz, hatay/göztepe, karşıyaka eylemlerinden haberiniz var mı? çankaya'da gerginlik sürüyordu, ben var diye biliyorum, o saatte oraya gitmedim. saat 9 civarı her mahalledeki tencere tava hep aynı havalara girmiyorum. kayseri'de eylem olduğunu paylaştım. medya vermiyor. benim bildiğim her ilde birkaç mahalle 9'da ayağa kalkıyor ve birkaç yürüyüş gerçekleşiyor. 
2. bilgi kirliliği yarat: malum kanallarda öyle veriliyor ki, ben o insanların eylem bölgelerinden herhangi birine adım atmadığını düşünüyorum. 
3. sürekli bir provokasyon tehdidi: eylemciler resmi ağızlardan iyi eylemci/kötü eylemci, ideolojik/bireyci, partizan/çevreci, saf/art niyetli, temiz/içkici, marjinal/masum gibi ikiliklerle tanımlanıyor ve iyi çocuklara "bakın aranızda kötü çocuklar var, dikkat edin, evinize dönün hatta," deniyor. şiddet bu "kötü çocuklar" üzerinden meşrulaştırılıyor. "iyi çocuklar"ın ebeveynlerine göz kırpılarak, vesayet anlayışı bir kez daha vurgulanıyor. kötü çocuk tanımı ise bilerek belirsiz bırakılarak (marjinal grup ne?) son kertede insanlar kötü çocuk olmakla tehdit ediliyorlar.
4. şiddet tersinden gösteriliyor: polise saldıran insanlara verilen cevap olarak.

bütün bu stratejilerle eyleme destek veren bireylerin hareket alanı en aza indiriliyor. ve vesayet zihniyeti yeniden vurgulanıyor. eylemlerden üç ay önceden haberdar olunduğu söylemi bile, geçersizliğinin yanında "bizi bizden iyi tanıyan baba" kavramsallaştırmasını pekiştiriyor bir yanıyla. 
neyse ki eylemciler bunların farkında.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !